Sabah ezanıyla uyandım. Kalkmak istedim. Yatakta doğrulmak en azından. Yatsam uyuyamam zaten ezan sesi çok güçlü geliyordu. Neyse. O ara rüyamda ateş böceği gördüğümü hatırladım. Yine odamdayım. Yataktan böyle doğrulmuşum. Ordan oraya ateş böceği uçuyor. Tek bi tane var. Kuzenim onu nişanlısına bişey anlatmak için vermiş ama hernedense benim odama girmiş. Rüya işte. Kapıyı açıyorum ki çıksın dışarı. Anneme diyorum odama ateş böceği girmiş. Bi yanıp bi sönüyordu çok hoştu. Oysa ki ateş böceklerini severim. Oturur izlerim onları. Rüyada ondan kurtulmaya çalışıyordum. Anlamına baktım. Beklediğin bir müjdeyi almak demekmiş. Binlerce müjdem var benim gelmesini beklediğim. Hangisi gelecek ki? Üstelik olur mu öyle şey, müjdeden kurtulmaya çalıştım. Böyle böyle derken ezan bitti. Saat 4.41. Sabahın körü. Hava aydınlanmaya başladı. Ne kadar erken güneş doğuyormuş. Yine uyuyamadım. Gözlerim yorgun ama ı ıh, olmuyor, uyku gelmiyor bi türlü. Türlü türlü düşüncelere gidiyorum. Ne düşündüğümü unutup uykuya dalar gibi oluyorum. Yok uyku gitti ki tam gitti.
Saat 6ya kadar döndüm durdum. Eh 2 saatte karnım acıktı. Zaten uyanır uyanmaz karnım acıkmazsa gün boyu hiç acıkmıyor. Kalktım o kendime kahvaltı hazırlayayım dedim. Güne erken başlayınca güzel oluyor. Yoksa bütün günüm ölmüş gibi hissediyorum. Salonun perdelerini açtım sabah güneşi girsin içeri (perde güneşlik herşey kapalı durur normalde, evde bir kasvet havası). Pencereleri açtım, sabah kokusu girsin. Güzeldi o saatte uyanmak. 4 saatlik uykuyla dursamda, uykusuzluktan gözlerim şiş şiş olsada güzeldi. Mutfak penceesini açtım kafamı dışarı çıkardım. Annanemlerin evindeymişim gibi hissettim. Kuşlar börtü böcekler ses çıkarıyordu. Gece de ateş böceği görmüşüm zaten. Burda hiç ateş böceği görmemiştim. Bitek annanemlere gittiğimizde gece çıkarlardı yakalamaya çalışırdık. Sabah kuş sesiyle uyanırdım. Sinek seside olurdu bolca. Dışarı bakarken yanımdan gayet irice bir sinek geçti tamamlandı tablo. Bir de sabah kokusu var tabii, toprak kokusu gibi ama içine çiçek ot bok kokusu karımış. Mis gibi bir hava değil. Günaydın kokulu işte.Hanımelleri de açmıştı ne güzel. Öğleyin veya akşam duyulmuyor onların kokusu.
Yeni bir günün başladığını farkettim. Diğer günlerden farklı. Diğer günlerde uyanınca şunu yapmalıyım bunu yapmalıyım yeni gün yeni yapılacaklar demek. Yaşanacak yeni gün evet ama bunun farkında dğeil aslında insan derinlemesine. Yaşadığımı farkettim. Bazen unutuluyor :) Yaşıyorsun, evet, ama tam anlamıyla farkında değilsin. Bu kadar farkındalık doluyken insanlık için süper yararlı işler peşindemi koştum, hayır tabii ki :) Kahvaltımı yapıp ders çalışmaktı düşüncem. Ama olmadı. Uyku çöktü. Kitap okuyayım dedim. Yatağa uzanmıştım bile. Kalkmak zor geldi (yavaştan uykuya teslim oluyorum). Hiç bişey yapmakta bişeydir dedim. Fiziksel olarak hareket etmek zorunda değilimi ki? Üşüdüm yatağın içine girdim. Eh, saat 9a kadar uyudum :)
Hala uykumu alamamış gibiyim. Alamadımda zaten 6 saat benim için az. Ders de çalışmadım. 9da zor kalktım. Öyle işte. Olsun unutmadan kahvaltı yaptım. Annem hastayım filan sandı öyle erken kalkınca, kahvaltı hazırlıyorum dedim çok sevindi :)
Dün saat 10u çeyrek geçe uyanıp kahvaltı yapmayı unutup, akşam üstü pazara çıkıp pazarda biraz fazla yürüyünce acıkıp eve döndüğümde bi tabak yemek yedim...
Sonuç olarak güne süper başladım. Sonra uyudum uyandım, uykumu alamadığım için ateşim çıktı. Şimdi her gördüğüm insana bi sktr git diyesim var
26 Mayıs 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
bizede mi ?
:)
SoNKoRSaN
Yorum Gönder