Tahammülsüzlüğün sınırındayım kaç gündür.
Bana ilişmesin insanlar istiyorum. Takılmasın bana. Olmuyor ama.
Sabah sabah berbat bir video izledim. İnsanların "takır takır" öldürüldüğü bi video. Facebook'ta gördüm. Daha öncede adamın birinin basın toplantısında intaharını izlemiştim. Bu insanlar manyak mı? Tamam kamera kayıtta kaldı, bi şekilde insanlar bunu izledi. Ama neden paylaşıp çoğaltıyorsun? İzlencek ne var bunda? Nüktesi var ben mi kaçırıyorum? Neden "Aaa, bak süper bişey" deyip yolluyorsun? Recep ivedik kadar mantıksız anlamsız saçma salak hareketler yaptığın. Ama bunun bilincinde değilsin. Boş boş ekrana bakıyorsun. "Ağbi süper bişey bu ya, manyak bişey!" ulan dimağına sıçayım senin. Kaybedilen bişey var orda. Aslında çokca şey var. Ama en belirginin bir canın kaybolduğu. Yittiği. Yitti abi. Yitmek ne demek dimağın alıyor mu senin? Salak salak arkadaşlarım var.
Eh ben naaptım. Şikayet ettim videoyu. Mal bu insanlar. Anlatmaya çalıştığın ne ki? Bak ne güzel ölünüyor mu? Yok anlatamıyorum.
Sabrımın son raddelerine yakınım. Veya ben sabrettikçe limit büyüyor. Bankalar günü gününe faturalarını tam yatıran bazı kart sahiplerinin onların izni olmadan limitlerini arttırır ya, öyle bişey sanki bu. Ben sabrettikçe, hmm bu dayanıklıymış diyor daha fazla yıkıyor.
Çok saflaştım. Salaklaştım. Ama başkalarının salaklığına dayanamıyorum. Anlatmaya çabalamıyorum. Ama başkaları bana anlatsın istiyorum. Başkalarının hatalarını düzeltmek istemiyorum. En ufak bişeyde hayatımdan atmak istiyorum. En ufak bir söz yoruyor beni. Sözden yorulur mu insan? Gücümü tüketiyor ama. Nefes almak o ortamda bulunmak bile fazla geliyor bana. Işınlanayım gideyim. Bir anda.
Doğru kelimeleri bulamıyorum. Aklıma gelmiyor. Farklı anlamlar geliyor. Sürekli bir deja vu hali. Deja vu yoruyor. Çünkü çok bulanık bir suya bakmak gibi. O suya düşmüş ufacık bir taşı bulmalısın. Ama dokunmak, suya ellerini sokmak yasak. Bakıyorsun. Başka taşlar görüyorsun. Bulanıklıkta seçemiyorsun. Bulamıyorsun. Ama orda bi yerde. Deja vulardan nefret ediyorum.
Konuşamıyorum. Konuştukça açılacak konulardan korkuyorum. Yine bunalıyorum. Yine sıkılıyorum.
Çok fazla fırsat kaçırıyorum. Kaçan fırsatlara bakamıyorum bile. Tamam benim olmayacaksa olmasınlar ama şöyle bir el sallayıp, kendilerini belli edip gitmesinler. Fırsatlarımın farkında bile olmayayım. Öyle daha güzel. Göz görmeyince gönül katlanıyor.
27 Mayıs 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder