Eğer kahvaltıya başkaları davetliyse benim için hiç hoş geçmiyor. Hele uzak akrabalarda davetliyse. Üstelik 5+ kişi davetliyse. Bugün 16+ kişi davetliydi...
Uzun zaman sonra babamın eli para görmeye başladı. Kuru kıtlıktan çıktık. Ne zaman kuru kıtlıktan çıksak eline geçen ilk parayı sonuna dek harcar, genelde yemek üzerine. Davet vermeyi de sever (ayranı yok içmeye atla gider davete). Sonra, aylardır görüşemediğimiz yeğenini sabah kahvaltısına çağırmaya karar verdi. Sonra gece yengesini de çağırmaya karar verdi. Sonra diğer yeğenini, sonra diğer yeğenini... Böyle böyle sabah kahvaltısında 20+ kişi olduk.
Sevmiyorum kalabalığı. Misafiri, misafirliğe gitmeyi, birinin bana hizmet etmesini, birine hizmet etmeyi. Çok sıkıldım bunaldım. Somurttum ama elimde değildi. Bunaldım işte. Onlarda somurttuğumu farkettiler. Hiç umrumda değil. Hatta bazıları o kadar kişinin davetli olduğunu bilmiyormuş, onunların da suratı düştü. Oh olsun babama.
3 Mayıs 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Ben de sevmem hiç öyle çok insanı. Akrabaysa özellikle :)
Kalabalığı sevmem çünkü dayılar halalar amcalar teyzeler bir de kuzenler desek bi ordu insan oluyoruz. Çocukluğumdan beri bu kalabalığı bildiğim için sevmiyorum sıkıyor. Bi de babamın tarafını ziyadesiyle sevmiyorum :S Fikirleri bana ters...
Yorum Gönder